May 9th, 2008 — ege tatil
Çeşme tatil yerleri arasında en çok rağbet edilen uğrak noktalarından biridir.Bunun bir rastlantı eseri olmamasının sebepleri arasında altın gibi sarı , saç teli kadar ince kumu ve kumsalı, buz gibi serin kaynak suları , sıcak su kaynakları , eşsiz bitki örtüsünün kapladığı doğanın büyüsü gösterilirse yanlış olmaz. Continue reading →
Tags:
altinyunus,
ancona,
çesme,
belediyesi,
brindisi,
Cemse,
dalyan,
REHBERİ,
sole mare
March 29th, 2008 — Marmara bölgesi
MUDANYA
Gemlik Körfezi’nin güneyinde alır .Zeytin, mandalina ve limon ağaçlarıyla bezenmiştir dört bir yanı, milli tarihin önemli yapı taşlarından biri olmayı başarmış bir kasabadır. Continue reading →
Tags:
apart otel,
deniz,
Marmara bölgesi,
mavi tur,
REHBERİ,
sitesi,
tatil,
tatilköyü,
turları,
ucuz tatil köyleri,
yöreleri
March 29th, 2008 — Marmara bölgesi
YEŞİL BURSA
Bursa ;namı diğer ”Yeşil Bursa” , doğası ve kent merkezinin ağaçlarla süslü olması ona bu adı kazandırmıştır.Uludağ,Yeşil Cami ve Yeşil Türbe’de bu ismi almasında önemli bir etkendir. Osmanlıya başkentlik yapmıştır konumu itibarıyla.Medrese, han, hamam, kervansaray, imarethaneler, köprüler, çeşmeler, parklar, anıt olmuş çınar ağaçları, kapalıçarşısı, yaşanası güzellikteki evleri, Osmanlı izlerini kaybetmeyen köyleri, şifalı termal kaplıcaları değerine değer katar. Bursa neleri ile ünlüdür diye sorarsanız söyleyelim :ipek, kadife, kestaneşekeri, şeftali, kılıç kalkan oyunu, havlu ve bıçak. Bursa bütün bu güzellikleri kendisine mal etmiştir. Müzeler kentin dört bir yanını sarmıştır. Türkiye’nin ilk ve tek Ormancılık Müzesi Bursa’da kurulmuştur.Atatürk Hünkâr Köşkü Müzesinde birçok sefer konaklamıştır ve adı üstünde müzeye dönüştürülmüştür.Yeşil Bursa’nın zanaatkârlarının el emeğinin sergilendiği Bursa Kent Müzesi oldukça rağbet görür.Türkiye’nin otomotiv geçmişini gözler önüne seren Anadolu Arabaları Müzesi Türkiye’nin dinamik yüzünü yansıtır.
Ulubat (Apolyont) Gölü tektonik çöküntüyle meydana gelmiştir ancak halk arasında şöyle bir rivayet dilden dile aktarılır: Apollonia kralı güzel kızını Melde kralına vermez, o da kızıp Odrysses Çayı’nı kente yönlendirip her yeri göl haline getirir.Siz istediğinize inanabilirisiniz
fakat gerçek olan Apolyont’un güzelliğinin dillere destan olup yedi düvele yayılmış olmasıdır, başka bir şey değil. Gölde üzerinde Manastır, Kız, Terzioğlı, Nailbey adlı adalar vardır ve Apolyont köyü de bir adacık üstünde görülür. Köyün bulunduğu adaya, kıyıdan uzanan yarımadaya “taşkapı” adı verilen dar bir boğumdan giriliyor. Taşkapı, sur kalıntıları, Kız Adası’ndaki manastırın temeli ve taş ile ahşabın karışımı eski Rum evleri bu köy hakkında kabaca hemen bir fikre sahip olmanızı sağlıyıveriyor.Göçmen kuşlar burayı sever öyle server ki kuluçkalama ve beslenme alanlarıdır onlar için . Gölün gerçek sahipleri kimmi?; turnalar, yayınlar, ketaller, sazanlar. Apolyont’un kadın erkek balıkçılarına yaşam verir. Her ne kadar sayıları gün geçtikçe azalsa bile bereketlerini onlardan esirgemezler.
Mudanya Dağları’nın kuzey yamaçlarına bir kasaba var Tirilye adında ,19. yüzyıldan kalma kagir evleri, tarihi kiliseleri, geçmişindeki Rum kültürünün havasını koruyan sokakları, dört bir yanını sarmış zeytinlikleri ve ulu çınar ağaçlarıyla gönülleri fethediyor. Eski Yunancada “barbunya” balığı anlamına gelir Tirilye.Yıllar önce Zeytinbağı diye değiştirilmiş. Rivayet edilir ki etrafı zeytinliklerle çevrili iki yamacındaki Tirilye’nin korsan saldırılarına maruz kalan üç köyün birleşmesiyle meydana gelmiştir. Eski çağlarda korsanlardan korunmuş bu şekilde kasaba ,1980 yılında ise sit alanı ilan edilmiş ve tamamıyla güvence altına alınmış. Eski Bizans kilisesinden devşirme Fatih Camii, tarihi hamam, iç duvarlarında Meryem Ana’yi gösteren freskoları bulunan 13. yüzyılda yapılmış Kemerli Kilise ve eskiden kilise olarak kullanıldığı sanılan Dindar Evi Tirilye’de en çok rağbet gören yerler arasında.
Dorukları göklere kadar yükselir, zirvesi sisler içinde kalır Uludağ kayak merkezinin.Ne var ki tüm ihtişamıyla dağ gerçek güzelliğine, beyaz ipek örtüsünden sıyrıldığı yaz aylarında kavuşuyor. Uludağ 1961 ‘de milli park statüsüyle koruma altına alındı. İçerisinde 791 çeşit çiçek barındırıyor ki bunların 104′ü Türkiye, 28′i Uludağ için endemik. Anadolu’nun en yoğun kayın ormanları Uludağ’da; bin 500 metreden yükseğe çıktığınızda kayın ağaçları önce iğne yapraklı ağaçlara, ardından da göknar ormanlarına dönüşüyor. Bedri Rahmi’nin resim yapmak için geldiği Uludağ’da bu doğa karşısında “Merhaba kekik!.. Merhaba karamuk!.. Merhaba kuzukulağı!.. Yahu, bu boya kıtlığında bu kadar yeşili nereden buldunuz” diye haykırdığı bilinir. Bu güzelliklerin hepsini Sarıalan, Çobankaya, Bakacak, Karabelen, Kirazlıyayla‘da bulabilirsiniz. Belvi’de günbatımı Apolyont Gölü’nün uzaklardaki görüntüsüyle karışık seyredilebilir.Uludağın zirvesine vardığınızda açık ve net bir gökyüzü varsa eğer ;firuze renkli körfez ve koyların, Marmara ve İmralı adalarını ve İstanbul’un siluetinin tadına varabilir.
İstanbul’dan sonra Osmanlı eserlerinin en yoğun olduğu kentlerdendir. Bursa Orhan Gazi döneminde Osmanlıların başkenti, İstanbul’un fethinden sonra da sancak ve 19. yüzyılda vilayet merkezi oldu.
GEZİLECEK YERLER
Arkeoloji Müzesi: Kültürpark’taki müzede Bithynia ve Mysia bölgelerinden elde edilen kalıntılar ve tarihi eserler sizi bekliyor.MÖ 3000 yılından Bizans dönemi sonlarına ait olan bu eserler geçmişe ayna tutuyor .
Türk İslam Eserleri Müzesi (Yeşil Medrese): Bursa kent merkezinde bulunur Yeşil Medrese.Külliyesi de içinde.Mimar Hacı İvaz Paşa’nın katkılarıyla 1414-1424 yılları arasında yapıldı.
Atatürk Müzesi: Çekirge Caddesi üzerinde Çelik Palas Oteli yanında bulunur.Atatürk burada kaldığı için müzeye dönüştürüldü.Onun kaldığı sürede kullandığı tüm eşyalar ile fotoğrafları ziyaretçilere sergileniyor.
Osmanlı Evi Müzesi: Muradiye semtinde yer almaktadır.II. Murat Külliyesi’nin karşısında bulunur bu ahşap ev ve 17. yüzyıl süslemelerinin harika ve karakteristik özelliklerini gösterir.
Ulu Cami: Sultan Yıldırım Bayezid tarafından 1396-1400 yılları arasında yaptırıldı. Caminin kuzey cephesinin köşelerinde kaidesi mermerden yapılmış ve üzeri tuğlalarla örülmüş iki minare arşa doğru yükselmektedir.
Yeşil Cami: 1414-1424 yılları arasında Çelebi Sultan Mehmet’in emriyle yapıldı. Süsleme olarak yeşil tonlarda firuze ve çiniler kullanıldı bundan dolayıdır ki”Yeşil” adıyla anılmaktadır.
Orhan Bey Camii: 1339 yılında Osmanlı Sultanı Orhan Bey’in katkılarıyla yaptırıldı.
Muradiye (II. Murad) Camii:Muradiye semtindeki cami, Sultan II. Murat tarafından 1424-1426 yılları arasında anadolu’ya hediye edildi.
Yıldırım Camii: Bursa kentinde bulunan Yıldırım Bayezid tarafından 1390 yılında yapıldı.
Türbeler: Yıldırım Türbesi, Emir Sultan Türbesi, Yeşil Türbe, Osman Gazi Türbesi, Orhan Gazi Türbesi, Hatuniye Türbesi, Şehzade Mahmut Türbesi, Kara Mustafa Paşa Türbesi, Hamzabey Türbesi, Cem Sultan Türbesi, Şehzade Mustafa Türbesi, Mükrime Hatun Türbesi,
Geruş Sinagogu: 16. yüzyıl başlarında inşa ettirilen sinagog, Arap Şükrü Sokağındadır.
Cumalıkızık Evleri:
Cumalıkızık köyü, Osmanlı dönemi konut dokusunu günümüze kadar korumaktadır. Bursa’nın doğusunda bulunmaktadır. Osmanlıların Bursa’da ilk yerleştikleri bölgelerden biridir Cumalıkızık.180′i halen kullanılmakta olan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 evden meydana gelmektedir.
Uludağ: Bursa’nın 36 km. güneyinde yer alan Uludağ, kampçılık, trekking ve günübirlik aktivitelerle hizmet vermektedir.
Ulubat Gölü (Apolyont):
Ulubat Göl Bursa İzmir anayolunun hemen yanında yer alıyor.
Karaçay Deltası: Marmara Denizi’nin güney kıyısında yer alır bu delta, Önemli Kuş Alanı (ÖAK)statüsünde.
Bayramdere Ayı Koruma Bölgesi:
Bayramdere yöresi dünyanın tek ayı rehabilitasyon alanını bünyesinde barındırmaktadır.
Tags:
çekirge,
bursa,
deniz otobüsü,
iskele,
kar,
kayak,
Marmara bölgesi,
mudanya feribot,
otel,
oteli,
REHBERİ,
uludag,
uludağ otelleri
March 28th, 2008 — Marmara bölgesi
AĞVA
Yemyeşil bir suyla merhaba der Ağva tatilcilere,gezginlere,ziyaretçilere. Köprü geçerseniz, köyün merkezine ulaşırsınız ve bir akarsu daha sizi selamlar. Ağva; Göksu ve Yeşilçay derelerinin arasındaki deltaya, alüvyonlar üzerine kurulmuştur. Sadece bu suların olduğu çevre değil, heryer yemyeşil Ağva’da. İstanbul’un keşmekeşliğine bu kadar yakın olup da böylesine yeşillik nasıl ayakta kalmış diye kendinize sormadan duramazsınız. Akıllara durgunluk verecek kadar güzel kumsalı da var Ağva’nın. İncecik kumlu sahilin genişliği 50 metre, uzunluğu iki buçuk kilometre kadardır. Dere boylarından ve kumsaldan çıktığınızda Ağva’nın bakir kıyılarını keşfedebilirsiniz. Başta Kadırga Koyu olmak üzere tüm kıyı şeridi Karadeniz’in öfkesine şahit olmuş, haşin dalgalar tarafından uzun bir zaman dövülmüş. Kayalardaki görkemli izler bunu açıkça ortaya kouyor; adını beyaz renginden alan Gelin Kayası acıyı en çok hisseden şahitlerden. Saklı Göl buralardaki başka bir güzellik. Kadıköy ve Pınarlı köylerini geçtikten sonra kısa bir yürüyüşle ulaşabilirsiniz.
Ağva, Göksu ve Yeşilçay arasındaki delta üzerinde kurulu, İstanbul’a yakın oluşu ve doğasıyla tercih edilen tatil mekânlarından biri.
GEZİLECEK YERLER AĞVA’DA
Latince “iki dere arasına kurulmuş köy” anlamına gelir Ağva, eskiçağda Venedik ve Cenevizlilerin uğrak yeriydi ve burayı yerleşim alanı olarakda zamanla benimsediler. Hitit, Phryg, Roma ve Osmanlı devirlerinnin kalıntıları görmeye değer. Gelin Kayası, Saklı Göl, Kilim Koyu, İnkese ve Gürlek mağaraları, Ağva’nın doğal güzelliklerinin başlıcaları. Sahili ve her zaman taze balık yiyebileceğiniz birçok tesisi var. Şilebezi, en çok tercih edilen hediyelik eşya.
NASIL GİDİLİR AĞVA’YA
İstanbul’a 110 km. uzaklıktaki Ağva’ya Ümraniye Şile otobanından Kabakoz İmrenli ve Kurfallı sahil şeridi takip edilerek ulaşılabiliyor. Özel araçla gidilirken, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nü geçtikten sonra Şile Sarıgazi sapağına giriliyor. Şile’ye vardığınızda Ağva sapağından devam edildiğinde Şile çıkışına geliniyor. Buradan iki yol tercih edebilirsiniz. Biri sahil yolu 30 km., diğeri Teke üzerinden 50 km. İstanbul Üsküdar’dan saat başı Şile-Ağva otobüsleri hareket ediyor.
Tags:
ağva,
fiyat,
fiyatları,
GEZİ,
konaklama,
Marmara bölgesi,
otel,
oteli,
otelleri,
pansiyon,
REHBERİ,
tatil
March 28th, 2008 — Marmara bölgesi
TEKİRDAĞ GEZİ REHBERİ
Kıyısında gezintiye çıktığınız taktirde, bir turizm şehriyle karşılaşırsınız Tekirdağ’da. Şarabını, rakısını gördüğünüzde üzüm bağlarıyla yüklü olduğunu zannedersiniz. Çorlu ve Çerkezköy’ü geldiğinizde, bir endüstri kentine geldiğinizi düşünürsünüz. Topraklarının yüzde 65′inin tarım alanı olduğunu öğrendiğinizde onun tarım kenti sanarsınız. Hiçbiri yanlış değil, Tekirdağ hepsini kapsıyor ama her birini farklı bölgelerinde barındırıyor; merkez birçoğundan uzak.Turizm gelişmiş bir sektör:Marmara kıyısında Şarköy, Marmara Ereğlisi, Mürefte turistik mekanlar arasında; Kıyıköy, Kastro, Çilingoz ise Karadeniz sahillerinden. Tekirdağ rakısı ile nam salmış kendisi, enfes tadına doyulmaz köftesi ve Namık Kemal ile Macar özgürlük kahramanı Prens Rakoczi’nin anıları kalmış. Vatan şairi Tekirdağ doğumlu, Namık Kemal Evi onun anısına açılmış ve 17 ayrı mekanda anıt, okul, dernek, heykel, cadde ve parklarda adı yaşatılıyor. Erdel Beyi 2. Ferenç Rakoczi’nin 15 yıl yaşadığı 17. yüzyıl evi de restore edilmiş, müze olarak günümüzde hizmet veriyor. Her yıl binlerce Macar müzeye ziyaret maksadıyla geliyor.
Mürefte yakınlarında, kaya duvarların dış dünyadan ayırdığı vadilerden birinde Uçmakdere yer alır. Antik patikalarda yapılan gezintilerde doğanın güzelliği kadar görkemi ve gücü de gözler önüde serilir. Ganos Fayı’nın bir heykeltraş edasıyla ortaya çıkardığı ilginç vadiler ve kıyı oluşumlarıyla süslü Uçmakdere köyünün Türkiye’nin en kaliteli üzümlerinin yetiştirildiği alanlardan bir tanesi olduğu şüphe götürmez. Hemen arkasındaki Ganos Dağları ondan gözünü ayırmaz ve Marmara’nın keyfini binlerce yıldır çıkartır . Uçmakdere içerisinde olduğu bölgenin en temiz havasıyla ve deniziyle tatilcilerin beğenisini kazanır .Kurulduğu vadi içinde çok sayıda ev yoktur,gelenlere hem zengin bitki çeşitliliği ile doğanın tadını çıkartma fırsatı verir hem de taptaze deniz ürünlerini ziyaretçilerin beğenisine sunar. Trakya çınarı olarak bilinen 10 anıt ağacı da Uçmakdere’nin doğaya saygısının ne boyutta olduğunu ortaya koyuyor. Uçmakdere yakınlarındaki Yeniköy ve Hoşköy de benzer özellikleriyle ellerinden geldiğince ortak oluyor bu güzelliğe.
Tekirdağ’ın kuzeydoğusuna giderseniz Karadeniz 1.15 kilometrelik boyunca görme şansına sahip olursunuz.Her yıl haziran ayının ilk haftasında kent merkezinde ve ilçelerinde onlarca festival düzenleniyor.
TEKİRDAĞ’DA GEZİLECEK YERLER
Tekirdağ Müzesi: Tekirdağ kent merkezi bu müzeye ev sahipliği yapıyor.Müzede Perinthos (Marmara Ereğlisi), Heraion (Karaevlialtı), Byzante (Barbaros), Apri (Kermeyan) ve Tekirdağ’ın diğer ilçe sınırları içindeki örenyerlerinde bulunmuş steller, adak stelleri, heykeller, heykelciklerden oluşan taş eserler ile Naip Tümülüsü odası buluntuları sergileniyor.
Rakoczi Müzesi:
Macar Prensi II. Ferenç Rakoczi’nin 1720-1735′e kadar bu evde yaşadığı bilinmektedir.Macar hükümeti tarafından 1932 yılında aslına uygun olarak restore ettirilerek müze haline getirildi. O döneme ait eserlerin yanında prensin kullandığı eşyalar sergileniyor.
Namık Kemal Evi: Şair Namık Kemal’in anısını yaşatmak maksadıyla 1840′ta doğduğu evin yakınına eski Tekirdağ evleri model alınarak 1993′te inşa ettirildi. Şairin eserleri ve etnografik eşyalar görülmeye değer.
Rüstem Paşa Camii:Şu anki Ertuğrul Mahallesinde 1553 tarihinde Kanuni Sultan Süleyman’ın Damadı Rüstem Paşa’nın katkılarıyla yaptırıldı. Avluda mermer şadırvanı görebilirsiniz, bu şadırvanın üstü kurşun kaplı beşgen çatıyla kapatılmıştır.
Eski Cami:
Bugünkü Ertuğrul Mahallesi’de Zahire Nazırı Tekirdağlı Ahmet Ağa tarafından 1830′da inşa ettirildi. Cami önünde perde motifleriyle bezeli sekizgen şadırvan bulunur. Altıgen mihrap nişi istiridye motiflidir.
Uçmakdere:
Tekirdağ’dan Şarköy’e giden yoldan sapın ve Barbaros ve Kumbağ üzerinden geçerek gidin. Yeniköy, Hoşköy ve Mürefte yol üzerinde ziyaret edilebilir.
Hoşköy: Şarköy’den başlayarak Eriklice, Kalamış, Mürefte, Hoşköy, Gaziköy ve Uçmakdere’ye kadar uzanan sahil “şarap sahili” olarak adlandırılır. Burası bir Bizans metropolü haline gelmişti tarihte ve birçok manastır inşa edilmişti.
Tarihi Hora Feneri:
Şarköy’ün Hoşköy beldesinde Abdülmecit tarafından 1861 tarihinde yaptırıldı. Bu tarihten itibaren aynı aile feneri ışıklandırıyor.
Mürefte: Tekirdağ Malkara yolunun 48. kilometresinde Karıştıran’dan güneye giden yola sapın, Şarköy’den geçince sırasıyla Eriklice, Mürefte ve Hoşköy sizi karşılar. Şarabıyla nam salmıştır ve sevimli bir sahil kasabasıdır. Mürefte çevresinde 5′i büyük 30 civarında şarap tesisi üretim yapmaktadır.
Kastro: Tekirdağ’ın kuzeyinde yer alır, Saray ilçesi sınırları içerisindedir, 2.5 kilometrelik kumsalıyla tatil beldesi olmayı hak eder. Bahçeköy Deresi’nin Karadeniz’e döküldüğü bu küçük koyda yaz aylarında çadır kurulabilir. Dere kıyısında lokanta hizmet veriyor.
Tags:
Cami,
GEZİ,
marmara,
Marmara bölgesi,
REHBERİ,
Sultan Süleyman,
TEKİRDAĞ,
Uçmakdere,
Yeniköy