Side tatil

side.jpg

 Antik Ruh SİDE

Bizzat Side ve çevresi tarihi kalıntılarıyla göz kamaştırır. Antik kentlerin her biri diğerinden görkemlidir buralarda.Antik kentlerden Seleukeia sadece yarım saat uzaklıkta güzel Side’ye.Tüm ovayı izleyebilmek için çam ormanıyla bezenmiş tepe üzerine kondurulmuş üç katlı agora sizi bekler. Antalya Müzesi’nde sergilenmekte olan, biri antik çağın ünlü filozof, şair ve devlet adamlarının portrelerini ifade eden, diğeri Orpheus efsanesini anlatan iki büyük mozaik Seleukiea’dan buralara gelmiştir. Seleukeia kadar önemli olan diğer bir yapı Etenna antik kenti. Günümüze ulaşanlar saymaya değer:Akropolis, bazilika, agora, hamam, sarnıç kalıntıları ve kaya mezarları. Büyük ve küçük iki şelaleyi görmeden Side’den ayrılmayın aman haaaa. Şelalelerin kıyısı serin bir Akdeniz günü geçirmek isteyenleri bağrına basar. Doğanın bize burda bir sürprizle karşılık verdiği görülür. Manavgat Çayı Akdeniz’e dökülmeden Side’nin 10 kilometre doğusunda girinti yapar, esen rüzgâr suyun yüzünü titretir ve adını koyar buranın doğa kendi diliyle “Titreyengöl”.

Continue reading →

Tags: , , , , , , , , , , , , , , ,

KAŞ VE AKDENİZ MAVİSİ

KAŞ

Söylemeden geçilmez Kaş’ın baştan çıkarıcı olduğunu. Burada yaşayan insanların bir kısmı tatil için gelmişlerdir fakat Kaş’tan kopup ayrılamamışlardır. Belkide Türkiye’nin hatta dünyanın en temiz ve berrak sularında yüzmek her insanın isteyeceği birşeydir.Tüplü ya da tüpsüz dalabilirsiniz Kaş’ın nadide derinliklerine. Lykia ruhunun bir yansımasıdır, komşusu karşısındaki Meis’tir.Lykialılar, Antiphellos olarak adlandırmış bugünkü Kaş topraklarını ve günümüze kadar özgünlüğünü korumayı başarabilen anıtlar bırakmış. Kendilerine özgü mezar ve lahitlerinin en öenmlisi ve ünlüsü  Kaş’ın ortasından geçen, sağlı sollu eski konaklarla bezeli, taş zeminli Uzun Çarşı’nın sonunda yer alır.Üzerinde sekiz satırlık Lykia dilinde yazılar mevcuttur kimse bilmez ne yazdığını ama “Kral Lahdi” der bu anıtsal esere.Kaş’a gidecekseniz unutmayın ki bir akşam üzerini Korkuteli yolu üzerindeki seyir noktasında geçirin.
Çukurbağ Yarımadası ve Aleis manzarası, kendi içerisinde bir bütün oluşturur. Continue reading →

Tags: , , , , , ,

OSMANLI MİRASI BİLECİK

OSMANLI MİRASI BİLECİK

Osmanlı imparatorluğu Bilecik ve yöresinde  kurulmuştur. Sakarya Irmağı’nın çevresinde verdiği imkanlardan yaralanmak maksadıyla yoğun biçimde yaşamışlardır.Ertuğrul Gazi, önderi olduğu Kayı Boyu’nu bu topraklarda yaşamasına karar vermişti Continue reading →

Tags: , , , , , , ,

KIRKLARELİ

KIRKLARELİ

Engin Karadenizle bakışır durur, diğer tarafta yemyeşil Istranca ormanları, bir yanında Mert Gölü diğer yanda Erikli Gölü Iğneada’nın güzelliğine güzellik katıyor. Koruma altına alınan göllerin sadece iki tane olduğunu sanmayın, beş tane daha bulunuyor.İğneada acaba Bolu Yedigöller’in pabucunu damamı atıcak,sanki güzellikleriyle birbirlerine nispet yapıyor her ikiside.20 kilometreyi bulan sahil şeridi ile ilgili türlü rivayetler anlatılır: kumların arasında altın zerrecikleri varmış….öyle derler. Iğneada’ya giderseniz   altınlarla bezenmiş bu kumsalda güneşlenme şansını yakalamış olacaksınız. Sahil şeridi kuzey rüzgârlarından etkilenmiyor, denizi yaz aylarında sakin ve durgun, 150 metreye açığa kadar gidebileceğiniz sığ deniz eminim sizi büyüleyecek. İğneada’ya gelipde görmeden gidilmeyecek bir başka güzellik de Dupnisa Mağarası. Dupnisa girift birkaç mağaradan oluşuyor.Sulu Mağara ve Kuru Mağara adıyla bilinen mağaralarda sarkıt ve dikitlerinde olduğunu hatılatalım.
Doğa ve tarih Tekirdağ’da birbirini tamamlar nitelikte. Yeraltı zenginlikleride, yerüstü zenginlikleride az bulunan değerler arasında, önemli ve görülmeye değer. Kırklareli buluntularıyla arkeoloji meraklılarına hitap ediyor, ormanları, denizi ve mağaralarıylada huzur arayanları en iyi şekilde ağırlıyor. Trakya’nın en önemli tarihöncesi yerleşim yerlerinden biri Tekirdağ şehir merkezine çok yakın.Aşağı Pınar Höyüğü il merkezinin sadece 500 metre uzağında yer alıyor. Höyükler, dolmenler, tümülüsler ve diğer tarihi eserler sadece Kırklareli’nde mi ?Vize, Kofçaz tarihi zenginliklerin yoğun olduğu yerler arasında bulunuyor. Vize’de  iki höyük var,bunun yanında  Roma tiyatrosu görmeye değer. Demirköy İstanbul’un fethinde kullanılan topların yapıldığı dökümhaneye ev sahipliği yapıyor. Babaeski Cedit Ali Paşa Camii, Babaeski ve Alpullu köprülerini, Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Camii ve şadırvanını günümüze kadar korumayı başarmış. Bir de doğanın Kırklareli’ye armağan ettiği güzellikler var; Istranca Dağları ve ormanları, Dupnisa, Yenisu, Domuzdere ve Kıyıköy mağaraları, İğneada’nın altın kumsalı.

 GEZİLECEK YERLER

Kırklareli Müzesi:

Bu nadide müze Mutasarrıf Neşet Paşa tarafından 1894 yılında yaptırıldı. Üst katta etnografik ve arkeolojik kalıntılar görülebilir , giriş katında ise kültür ve tabiat sergi salonu ziyaretçilerini büyülüyor.

Hızır Bey Külliyesi:

Kırklareli merkezinde çarşı içinde bulunmaktadır.Hızır Bey Külliyesi 1383′te Kösemihalzade Hızır Bey tarafından yaptırıldı. Hamam, cami ve arastadan meydana gelen yapı şehrin önemli tarihi eserleri arasında yer alır.

Kadı Camii:

Emin Ali Çelebi tarafından 1577′de yaptırılmıştır.Kare planlı yapıdı ahşap bir çatıyla örtülü. Kentte yer alan diğer camiler ise  onarım gördükçe özgün mimarilerinden uzaklaşmışlardır.

Aşağıpınar Höyüğü:

 Kırklareli merkezindeki höyük, 1993′ten buyana devam eden arkeolojik kazılar sonucunda kentin kültür tarihini su yüzüne çıkarmıştır. Kazılarda, MÖ 6. binin ortalarına değin ulaşan bir sürecin kalıntıları ortaya çıkarıldı.İlk olarak Neolitik dönemde yerleşim  görülmektedir höyükte. Anadolu ve Balkan tarihöncesi kültürleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ender rastlanan yerleşmelerden biri olması önemini dahada artırmaktadır.

Kanlıgeçit Yerleşmesi: Kırklareli’deki diğer bir arkeolojik kazı alanı  Kanlıgeçit mevkindedir, mimarisi ve diğer buluntu topluluklarıyla Trakya arkeolojisinde farklı ve önemli bir yer tutmaktadır. Elde edilen veriler ışığında Anadolu kökenli bir koloninin yerleşme alanı olmuş,böylelikle Kırklareli’nin farklı bir dönemine ışık tutuyor. Yerleşme ilk Tunç Çağı’nı gösterirken Kalkolitik Çağ ve Hellenistik dönemlerine ait malzemenin de bulunması bu devirlerde de bölgenin önemli bir yer olduğuna işaret ediyor.

 Dupnisa Mağarası:

Türkiye’nin en uzun mağaraları arasındaki Dupnisa, Sarpdere köyü civarına gidenlerin mutlaka uğraması gereken tarihöncesi buluntular arasında. Mağaranın yaşı 34 milyon yıl olarak belirlenmiştir.Kent çıkışı Dereköy yolu üzerinde Kaya barajı mevcut.

Vize:

Antik Bizye kenti  üzerinde yükselir Vize ve  Bizans devri yapılarıyla ziyaretçilerin ilgisini oldukça fazla çeker. Asmakaya mevkiinde Geç Bizans dönemi eseri Mağara Manastırları görülmeye değer tarihi ve doğal güzellikler arasında.

Kıyıköy:Adındanda anlaşılacağı üzere kentin Karadeniz kıyısında bulunur. Kazandere ve Pabuçdere arasında denize uzanan bir yamaçta kalesi bulunur. Yazın konaklamak isteyenler için küçük pansiyonlar vardır.Kıyıköy uzun kumsalıyla güzel tatil mekanları arasındadır.

Dolmenler (Kapaklıkaya Mezarları):

 Trakya’da çok sayıda  anıtmezarlar bulunmuştur,bunların  erken safhası olarak kabul edilen Kapaklıkaya Mezarları bu civardadır. Tespit edilen dolmenlerin (MÖ 1300-800) kullanıldığı net bir biçimde anlaşılmaktadır. Bunlar; Kofçaz, Dereköy, Kadıköy, Kula, Geçitağzı, Kapaklı, Düzoralan köyleri civarında yer alır.

Tags: , , , , , , , ,

GELİBOLU

gelibolu savaş gez gör eğlen otel1. Dünya Savaşı esnasında 1915 yılında patlak veren Çanakkale Deniz Savaşı, Gelibolu tarihini baştan yazılmasını sağladı. Şehit Türk ve Anzak askerlerinin anısına bölgeye 1973 yılında milli park statüsü verildi. Park Gelibolu Yarımadası’nın Saros Körfezi’ndeki Kabatepe limanı ile Çanakkale Boğazı’nda yer alan Akbaş iskelesi arasında bulunuyor. Seddülbahir köyü civarındaki Teke ve Hisarlık burunları, Ertuğrul, Morto ve İkiz koyları, Alçıtepe, Kerevizdere, Zığındere ile kuzeydoğuda yer alan Arıburnu, Conkbayırı, Kocaçimen, Kanlısırt, Anafartalar ve Suvla koyları savaşın en şiddetli geçtiği yerlar arasında. Çanakkale Savaşları sırasında büyük cesaret göstererek şehit olan birliklerin  ve askerlerin adını yaşatmak maksadıyla  Gelibolu Yarımadası’nda pek çok şehitlik açılmıştır. Şehitliklerin en önemlisi hangisi diye sorarsanız:Morto Koyu’nda, Hisarlık Tepe’de tüm şehitlerimizin anısına dikilen Çanakkale Şehitler Abidesi olduğunu söyleyelim.

Gelibolu’nun iki tarafıda deniz ancak bir yanda Ege, diğer yanda  Marmara var. Deniz Gelibolu’nun anası olmuş, onu doğurmuş, büyütmüş, besleyerek bugünlere getirmiş. Gelibolu’nun tuzlu suyu Piri Reis’e ilk etapta yüzmeyi, sonra da denizciliği öğretmiş, Osmanlı’nın Kaptan-ı Deryalık merkezi, devletin denizcilik merkezi olarak bilinmiş. İç içe geçmiş iki bölümlü limanın tarihi dokusu hala eski günleri anlatıyor. Denize açılmak için heveslenen ama olduğu yerde tembelce bir o yana bir bu yana salınan kayık,sandal ve tekneler size göz kırpıyor, Piri Reis’in adını verdiği müzeyi barındıran kule de. Yerleşim içindeki falezleri, balık restoranları, etrafındaki ayçiçeği tarlaları, düzgün caddeleri, çok sayıdaki tarihi mekânıyla Gelibolu insanın içini ferahlatıyor,huzur veriyor. Gelibolu’da yaz çoşkusu herkesi sarar; bu mevsim hem denize girme hem de sardalye vaktidir. Çanakkale Boğazı kıyılarındaki kayalıklar Marmara’ya, Saros sahilleri Ege’ye girme imkanı verir. Kömür Limanı, Güneyli köyü ve Bakla Burnu Gelibolu’da deniz keyfinin çıkarılacağı nezih tatil durakları.

Çanakkale’ye bağlı boğaz ve Saros Körfezi kıyılarındaki doğal kumsallar, tarihi Gelibolu Yarımadası Milli Parkı yerli ve yabancı turistlerin beğenisini kazanır.

GELİBOLU’DA GEZİLECEK YERLER

Gelibolu Mevlevihane’si: Plan bakımından İstanbul’daki Mevlevihane ile çok benzeşir .Gelibolu Mevlevihanesi Hamzakoy’ün üst kıstmında görülebilir.

Yazıcızade Mehmet Efendi Camii ve Çilehane: Mehmet Efendi 1449′da “Muhammediye” ismindeki kitabıyla nam salmıştır. Onun ismi bu camiye verilmiştir ve  hemen yanındaki türbesi ziyaretçilerini bekliyor.

Büyük Cami: Rumeli Fatihi Gazi Süleyman Paşa’nın buyrığu ile 1358′te yaptırılmıştır.Dikdörtgen planlı yapı Gelibolu’nun sembolleri arasına katılmıştır.

Azaplar Namazgahı: Gelibolu’da boğaza ve Marmara’ya bakan büyükçe bir alan olan Fener Meydanı üzerinde 1407 yılında inşa edilmiştir.

Bayraklı Baba: Gelibolu Limanı’ndan Hamzakoy’a doğru yol alırken, koydan hemen önce sağdan deniz fenerine sapılarak buraya ulaşılabilinir.Bayraklı Baba Tükiye’nin en çok ziyaretçi çeken yatırlarından biridir.

 Süleyman Paşa Türbesi: Rumeli’ye ilk geçen Osmanlı komutanı, Orhan Gazi’nin oğlu, Rumeli Fatihi Süleyman Paşa anısına 1356 yılında inşa edildi. Bu türbenin hemen yanında Namık Kemal’in mezarıda dualarınız için sizi bekler.

Karainebeyli Köyü: Eceabat yolu üzerinde Sütlüce köyü istikametinde Tayfur köyü geçildikten sonraki karşınıza çıkan köydür. Gelibolu Yarımadası’nda kurulan ilk Türk köyü olarak tarihe adını kazımıştır. Eski evleri, tarihi camisi ve meydandaki büyük kahvehanesi önemli yerleri arasında.

Güneyli Köyü: Saros Körfezi kıyısındaki bulunur Güneyli,  yazlıkların yükseldiği, Ege’de denize girmek isteyenler için Gelibolu’ya en yakın yer konumunda. Konaklayacak otel ve balık lokantaları arayanlar çok zorlanmayacaklar.

Bakla Burnu: Güneyli köyü sapağını geçtikten sonra soldaki yol ayrımından Bakla Burnuna ulaşabilirsiniz. Kayalıklar arasında kalmış küçük kumsallardan denizin tadı çıkarılabilir.

Çimpe Kalesi: Gelibolu Bolayır arasındaki eski asfalt üzerinde bulunur. Türklerin Rumeli’de  fethettikleri ilk kale Çimpe Kalesi olması açısından oldukça fazla öenm arz etmektedir.

Kavak Köyü: Koca Dere’nin kıyısından geçtiği Kavak köyünde  tatlı su balıkları yetiştirilir ve satılır.Balık yemeğe gelenler için tesisler mevcut.

Gelibolu Milli Parkı: Gelibolu Yarımadası üzerinde yer alan milli park özel araçla gezilebiliyor. 18 Mart’ta Deniz 25 Nisan’da Seddülbahir, 10 Ağustos’ta Anafartalar savaşlarının törenleri izlenebilir.

Milli Park Merkezi 286-814 10 25

Kabatepe Tanıtma Merkezi 286-814 12 97

ULAŞIM Özel Araç:

 İstanbul’dan TEM otoyolu Tekirdağ sapağından çıkılarak Malkara ve Keşan üzerinden Gelibolu’ya ulaşılır, İstanbul Gelibolu arası yaklaşık 280 kilometrelik yol, özel araçla yaklaşık dört saat sürüyor. Diğer alternatif İstanbul Yenikapı’dan feribot ile Bandırmaya gidip, buradan Lapseki’ye gidip arabalı vapur ile Gelibolu’ya geçmek. Gelibolu İskelesi 286-556 16 17 Lapseki İskelesi 286-512 1139 İDO 212-444 4 436

GELİBOLU’DA KONAKLAMA KALACAK YERLER

Gelibolu ilçesinde ve yarımadada konaklayacak pansiyon ve çadır alanları mevcut. Boncuk Otel -Hamzakoy Otel -Engin Otel -Türkmen Otel -Mercan Otel, Güneyli köyü sahili- Kum Otel -Kum Limanı Mevkii 

ÖNEMLİ TELEFONLAR GELİBOLU İÇİN

Belediye 286-566 10 11 Hastane 286-566 66 14 Jandarma 286-566 10 04

Tags: , , , , , , , ,