KIRKLARELİ

KIRKLARELİ

Engin Karadenizle bakışır durur, diğer tarafta yemyeşil Istranca ormanları, bir yanında Mert Gölü diğer yanda Erikli Gölü Iğneada’nın güzelliğine güzellik katıyor. Koruma altına alınan göllerin sadece iki tane olduğunu sanmayın, beş tane daha bulunuyor.İğneada acaba Bolu Yedigöller’in pabucunu damamı atıcak,sanki güzellikleriyle birbirlerine nispet yapıyor her ikiside.20 kilometreyi bulan sahil şeridi ile ilgili türlü rivayetler anlatılır: kumların arasında altın zerrecikleri varmış….öyle derler. Iğneada’ya giderseniz   altınlarla bezenmiş bu kumsalda güneşlenme şansını yakalamış olacaksınız. Sahil şeridi kuzey rüzgârlarından etkilenmiyor, denizi yaz aylarında sakin ve durgun, 150 metreye açığa kadar gidebileceğiniz sığ deniz eminim sizi büyüleyecek. İğneada’ya gelipde görmeden gidilmeyecek bir başka güzellik de Dupnisa Mağarası. Dupnisa girift birkaç mağaradan oluşuyor.Sulu Mağara ve Kuru Mağara adıyla bilinen mağaralarda sarkıt ve dikitlerinde olduğunu hatılatalım.
Doğa ve tarih Tekirdağ’da birbirini tamamlar nitelikte. Yeraltı zenginlikleride, yerüstü zenginlikleride az bulunan değerler arasında, önemli ve görülmeye değer. Kırklareli buluntularıyla arkeoloji meraklılarına hitap ediyor, ormanları, denizi ve mağaralarıylada huzur arayanları en iyi şekilde ağırlıyor. Trakya’nın en önemli tarihöncesi yerleşim yerlerinden biri Tekirdağ şehir merkezine çok yakın.Aşağı Pınar Höyüğü il merkezinin sadece 500 metre uzağında yer alıyor. Höyükler, dolmenler, tümülüsler ve diğer tarihi eserler sadece Kırklareli’nde mi ?Vize, Kofçaz tarihi zenginliklerin yoğun olduğu yerler arasında bulunuyor. Vize’de  iki höyük var,bunun yanında  Roma tiyatrosu görmeye değer. Demirköy İstanbul’un fethinde kullanılan topların yapıldığı dökümhaneye ev sahipliği yapıyor. Babaeski Cedit Ali Paşa Camii, Babaeski ve Alpullu köprülerini, Lüleburgaz Sokullu Mehmet Paşa Camii ve şadırvanını günümüze kadar korumayı başarmış. Bir de doğanın Kırklareli’ye armağan ettiği güzellikler var; Istranca Dağları ve ormanları, Dupnisa, Yenisu, Domuzdere ve Kıyıköy mağaraları, İğneada’nın altın kumsalı.

 GEZİLECEK YERLER

Kırklareli Müzesi:

Bu nadide müze Mutasarrıf Neşet Paşa tarafından 1894 yılında yaptırıldı. Üst katta etnografik ve arkeolojik kalıntılar görülebilir , giriş katında ise kültür ve tabiat sergi salonu ziyaretçilerini büyülüyor.

Hızır Bey Külliyesi:

Kırklareli merkezinde çarşı içinde bulunmaktadır.Hızır Bey Külliyesi 1383′te Kösemihalzade Hızır Bey tarafından yaptırıldı. Hamam, cami ve arastadan meydana gelen yapı şehrin önemli tarihi eserleri arasında yer alır.

Kadı Camii:

Emin Ali Çelebi tarafından 1577′de yaptırılmıştır.Kare planlı yapıdı ahşap bir çatıyla örtülü. Kentte yer alan diğer camiler ise  onarım gördükçe özgün mimarilerinden uzaklaşmışlardır.

Aşağıpınar Höyüğü:

 Kırklareli merkezindeki höyük, 1993′ten buyana devam eden arkeolojik kazılar sonucunda kentin kültür tarihini su yüzüne çıkarmıştır. Kazılarda, MÖ 6. binin ortalarına değin ulaşan bir sürecin kalıntıları ortaya çıkarıldı.İlk olarak Neolitik dönemde yerleşim  görülmektedir höyükte. Anadolu ve Balkan tarihöncesi kültürleri arasındaki ilişkiyi ortaya koyan ender rastlanan yerleşmelerden biri olması önemini dahada artırmaktadır.

Kanlıgeçit Yerleşmesi: Kırklareli’deki diğer bir arkeolojik kazı alanı  Kanlıgeçit mevkindedir, mimarisi ve diğer buluntu topluluklarıyla Trakya arkeolojisinde farklı ve önemli bir yer tutmaktadır. Elde edilen veriler ışığında Anadolu kökenli bir koloninin yerleşme alanı olmuş,böylelikle Kırklareli’nin farklı bir dönemine ışık tutuyor. Yerleşme ilk Tunç Çağı’nı gösterirken Kalkolitik Çağ ve Hellenistik dönemlerine ait malzemenin de bulunması bu devirlerde de bölgenin önemli bir yer olduğuna işaret ediyor.

 Dupnisa Mağarası:

Türkiye’nin en uzun mağaraları arasındaki Dupnisa, Sarpdere köyü civarına gidenlerin mutlaka uğraması gereken tarihöncesi buluntular arasında. Mağaranın yaşı 34 milyon yıl olarak belirlenmiştir.Kent çıkışı Dereköy yolu üzerinde Kaya barajı mevcut.

Vize:

Antik Bizye kenti  üzerinde yükselir Vize ve  Bizans devri yapılarıyla ziyaretçilerin ilgisini oldukça fazla çeker. Asmakaya mevkiinde Geç Bizans dönemi eseri Mağara Manastırları görülmeye değer tarihi ve doğal güzellikler arasında.

Kıyıköy:Adındanda anlaşılacağı üzere kentin Karadeniz kıyısında bulunur. Kazandere ve Pabuçdere arasında denize uzanan bir yamaçta kalesi bulunur. Yazın konaklamak isteyenler için küçük pansiyonlar vardır.Kıyıköy uzun kumsalıyla güzel tatil mekanları arasındadır.

Dolmenler (Kapaklıkaya Mezarları):

 Trakya’da çok sayıda  anıtmezarlar bulunmuştur,bunların  erken safhası olarak kabul edilen Kapaklıkaya Mezarları bu civardadır. Tespit edilen dolmenlerin (MÖ 1300-800) kullanıldığı net bir biçimde anlaşılmaktadır. Bunlar; Kofçaz, Dereköy, Kadıköy, Kula, Geçitağzı, Kapaklı, Düzoralan köyleri civarında yer alır.

Tags: , , , , , , , ,